Ağladığımı Söyleme Anne...

HAYAT NEDİR ?
Hayat, skor tabelası tutmak değildir.
Kaç arkadaşınız olduğu ya da kaçının sizi arkadaş kabul ettiği değildir.
Bu hafta sonu için planlarınızın olması değildir. Hafta sonu yalnız olmanız da değildir.
Hayat, şu sıralar sevgilinizin olması değildir. Geçmişte kaç sevgilinizin olduğu da değildir.
Bugüne kadar hiç sevgilinizin olmaması da değildir. Sizi kimin öptüğü değildir.
Hayat, ailenizin serveti değildir. Hangi okula gittiğiniz değildir. Ne kadar güzel ya da çirkin olduğunuz değildir.
Giydikleriniz, ayakkabılarınız değildir. Ne çeşit müzik dinlediğiniz değildir.
Ne kadar akıllı olduğunuz değildir. Herkesin size verdiği akıl notu hiç değildir.
Hayat standart testlerin belirlediği kişiliğiniz de değildir.
Hayat, bir kağıda dökülmüş hayat hikayeniz ve bu hayat hikayesini kimin kabul ettiği de değildir.
AMA HAYAT;
Kimi sevdiğiniz, kimi incittiğinizdir.
Kimi mutlu, kimi mutsuz ettiğinizdir.
Sizin olanları koruyabilme ya da mahvedebilmenizdir.
Dostluklarınızdır.
Neyi söylediğiniz ve neyi kastettiğinizdir.
Hangi önemli hüküm ve kararları verdiğiniz ve de niçin verdiğinizdir.
İçinizde sevgiyi taşımak, büyütmek ve dağıtmaktır.
Ama en önemlisi, yalnız başına asla gerçekleştiremeyeceğiniz bir şeyi yapmak,
Hayatınızı, başka insanların kalbine dokundurabilmektir.
Başkalarının kalplerini etkileyecek yolu ancak siz seçersiniz.
Ve hayat bu seçimlerdir zaten.
Hayat silgi kullanmadan resim çizme sanatıdır.
Ve insanlar böyle büyürler...
Unutmayın;
Yaşama kendimizden ne katarsak, yaşamdan da onu alırız...
SENi SEVMEKTEN...
her bulduğum yerde yitiriyorum seni
yanı başımda öldüğün oluyor kimi gün
ya da ben ölüyorum gözlerinde sessizce
bir yaprak kıpırdıyor hafiften
bu sessizlik bir kasırga başlangıcı
kükremeye hazırlanışı denizin
bu,aslanların sarı,
vahşi gözlerindeki ölüm parıltısı
bir yerde erimek
ansızın yok olmak belki de
ve susmak ,susmak yüzyıllar boyu
beni unuttuğun bir uzak çizgide
tuvale sürdüğüm boya değil artık
kırmızı kan rengidir gözlerimin
en karadan daha karası yok
oysa en beyazıydın sen düşlerimin
o bana an yakın renkti,tüy gibi
burama buram sıcaklığını çizerdim duvarlara
kokun bir tuhaftı çocuksu
ve katmerli bir gül gibiydi, baygın
gecenin en koyulaştığı o yerde
düşerdi ellerime darmadağın
öten bir ishak kuşudur şimdi
haber getirir ölümlerden,dinle
yaşamak ,bir manga asker karşısında
ateş etmeyin diyorum,durun!
bir diyeceğim var
gözlerimi bağlamayın,
son defa görmek istiyorum
sevgilimi ,göğü,güneşi,denizleri
ve bu son ölümüm olsu diyorum
bir daha öldürmeyin beni
kibritim ıslak
sigaram yanmıyor
ne olur bir ateş verin
bu ilk aldanışım değil
bu ilk sönüşü değil umutlarımın
bu denizin son kıyısıyım
bir cam kırıldı uzakta,taaaa uzakta
içimde bir can kırıldı
bütün şiirlerim anlamsız şimdi
resimlerim renksiz,şarkılar ruhsuz
hiç bir şey avutamaz artık beni
bakın bir çağ devriliyor içimde sersefil
son şairde kırdı son kalemini...
ilk meşaleyi kim yaktı bu karanlıkta
kimdi aydınlatan zindan gözlerimi
sevilmek mi
o en ilkel artığı son çağların
bir mağara duvarında ki en eski resim
ya sevmek...
hiç sönmeden bir ömür boyu
o en güzel huydur benim istediğim
yaşadıkça tutunduğum dal bu boşlukta
o en insancıl gerçeğim benim
ben hep böyle yüzyıllar boyunca sevdim
çağlar boyu kopkoyu bir geceydi yaşadığım
ellerini arardım,bulamazdım çoğu gün
bir saklayan vardı sanki bir tutan vardı
sonra yaklaşamazdım,anlayamadığım korkular vardı
hep böyle seninle sensiz kalırdım ben
bir kıvılcım sönerken
bir yanardağ patlardı içimde
kov şimdi
ben yalnız öleyim
vur elime
ekmeğimi al
tiksinir benden,kim görürse beni sensiz
utanır yalnızlığım ban baktıkça
aynalar mı?hani neredeler?
kim bilir kaç asır oldu kendimi görmeyeli
adım mı neydi?
besbelli unutmuşum
hadi vur!hadi öldür!
kurtar beni ezilmekten çürümekten
hadi gel,açtım kollarımı bekliyorum
bir zamanlar ölmeye vaktim mi vardı
seni sevmekten...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Haykırmak isterken sesin çıkmaz ya kimi zamanlar
Elini uzatırsın ama dokunamazsın tek bir şeye
Beklersin ama beklenen gün gelmez
Mevsim hep kışı gösterir yazı düşlerken
Sen özlerken umrunda olmazsın kimsenin
Gözlerini kapatıp karanlığa,rüyalara dalmak istersin yüksek kayalardan
Tüm hayallerin,isteklerin dizilir karşına,varken yok olurlar teker teker
İşte tam o noktada senin varlığında karışır yokluğa
Bir de bakarsın güneşi görmeden mahkum olmuşsun karanlığa
Yalnızlığı tatmamışken ömründe,özendirilmiş bulursun kendini
Yalnızlığın yalnızlık olduğunu
Ama yine de acıtmaz kelepçeler bileklerini
Bilirsin ki her yokluk bir varlığı,her karanlık bir beyazlığı
Getirecektir sana...
Şimdiden başlıyor karanlıklar yerini beyaza bırakmaya
Yok olan varlığım kavuşuyor gerçekleşmeyi bekleyen hayallerime
Sırada yaşamak var
Sonuna kadar
Gidebildiğin yere kadar...
Daha az seviyorum seni
giderek daha az
unutur gibi seviyorum
azala azala
aramızdaki uzaklığın karanlığında
geceler kısalıp, gündüzler uzuyor böyle olunca
daha az seviyorum seni
kendini iyileştiren bir yara gibi
daha az
ve zamanla
sen geceyi tutuyorsun, ben nöbetini
uzak dağ kışlalarında
görmüyoruz birbirimizi
usul usul sis iniyor
kopmuş yollara
ışığı hafif, uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin
bir çığ gibi uyuyorsun rüyalarımda
sevgilim sevgilim
yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da
artık daha az seviyorum seni
unutur gibi, ölür gibi daha az
yeniden ödetiyorum kendime
onca aşkın öğretemediğini
kolay değildi
yalnızca sevgilimi değil, evladımı da kaybettim ben
kaç acı birden imtihan etti beni
bir tek gece vardır insanın hayatında
ömür boyu sürer nöbeti
bu da öyleydi,
iyi ol, sağ ol, uzak ol
ama bir daha görme beni
MURATHAN MUNGAN
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Üzülme; ayrılıklar da hayata dair diyorum kendime.
Her geçen gün bir ışık bu aşk için, belki de uzaklık yakınlığa gebe.
Şimdi sadece gidiyorsun paylaştığımız mekanlardan, kokun kalır geride.
Maviliğinde kaybolduğum dalgalı gözlerin içimde.
Gülümsemene hasret olsam da üzülme, sevdan hala yüreğimde.
Sensizlik alışılmayacak bir işkence.
Demiştim ya bir zaman önce;
Geri dönmek için uzakta olmak gerekir diye.
Şimdi aşka kendi tarafımdan baksam da,
Döndüğünde aynı hislerle ve hayatımda olduğuna şükrederek,
Belki gözümden akan iki damla yaşla,
Seni sevdiğimi tekrarlıyor olacağım.
Üzülmüyorum.
Git, gidebildiğin yere diyorum.
Yokluğuna alışmak varlığının bedeliyse, ödüyorum.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
ANNEM
Beni senden başka yok ki sevecek
Benimle ağlayıp yaşın silecek
Tek sensin,istesem canın verecek
Kimseler yerini tutamaz annem
Sevemem kimseyi senin dışında
Dört mevsim baharımsın kara kışımda
Gün doğar bağrıma her bakışında
Kimseler yerini tutamaz annem.
Kuş olur uçarsın şimdi gel desem
İçimde açarsın gonca gül desem
Gözyaşı dökersin çoşkun sel desem
Kimseler yerini tutamaz annem
Başkadır hayata bakış nedenim
Sevginle çoşar can bulur bedenim
Sensin bu dünyaya geliş sebebim
Kimseler yerini tutamaz annem.
.....................................(Yazarlar ve Şairler derneği başkanımız sayın Melahat Hanımdan alıntıdır)