Aşk Değil Huzur Arıyorum
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Otistik bir çocuğun Atatürk sevgisi
Otistik çocuklar okulunda rehber öğretmen olarak çalışan birinden yaşanmış olay ;
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Hoş Geldi Ya Şehr-i Ramazan
Ruhlarımızı yücelten
Bedenlerimize şifa
Gönüllerimize sefa
Rahmet mağfiret yüklenmiş
Efsunlu yıldız gözlü Ramazan
Başımızda miraç tacısın
Aşımızda cennet lezzeti
Gül benizlere elmas pırıltısısın
Sadaka ödüllü gülüşlere pırlanta ışıltısı
Aydınlatırken kuran nuru kainatı
Patlar toplar
Vurulur davullar
Söylenir maniler
Merhamet rahmet kuşanırken alemler
Zenginlikten soyutlanırken zenginler
Yoksulluklarını kaybeder yoksullar
Efsunlu Yıldız Gözlü Ramazan
Sabır metanet coşarken yürekler
Meleklere eş uhrevi gönüller
Renkleri solgun nurani benizler
Hesaba çekerken vicdanlar
Ağlar tövbeler
Pişmanlıklar taşar
Asumana kavuşur
Çörekli simitli börekli
Davullu dümbelekli
Meddahlı karagözlü
Çaylı kahveli nargileli
Şuruplu şerbetli
Özlenir eski Ramazanlar
Gök kubbeyi çınlatan tekbirler
Her iki rekatta salavat getiren
Davudi müezzinler
Asumana yükselen asude gönüller
İhya olan müminler mümineler
Secdeye kapanan pak alınlar
Yeniden yeşeren kardeşlik
Barış güven,coşkunun mimarı
Hoş Geldin Şehri Ramazan
Suçlunun tövbeleri
Suçun utancı
Sevabın kazancı
Müminin miracı
Teravih zekat fıtır
İlahi Ferman
Gönüllere derman
On bir ayın sultanı
Hoş Geldin hoş geldin
Necmiye Sarpkaya
Hoş geldi,Şehri Ramazan.Recep,Şaban derken bir Ramazan ayına daha giriyoruz.Tüm Güzellikleriyle on bir ayın sultanı ünvanını almış olan bu mübarek ayımız tüm İslam alemine mübarek olsun.Hayırlı Ramazanlar...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Yaşamak fırsattır, yararlanmayı bil.
Yaşamak güzelliktir, kıymetini bil.
Yaşamak mutluluktur, tatmayı bil.
Yaşamak rüyadır, gerçekleştirmeyi bil.
Yaşamak meydan okunmasıdır sana, karşı çıkmayı bil.
Yaşamak görevdir, tamamlamayı bil.
Yaşamak oyundur, oynamayı bil.
Yaşamak servettir, korumayı bil.
Yaşamak aşktır, sevgidir, keyfini çıkarmayı bil.
Yaşamak bilmecedir, çözmeyi bil.
Yaşamak verilmiş bir sözdür, tutmayı bil.
Yaşamak hüzündür, aşmayı bil.
Yaşamak şarkıdır, söylemeyi bil.
Yaşamak mücadeledir, kabullenmeyi bil.
Yaşamak şanstır, kullanmayı bil.
YAŞAMAK YAŞAMAKTIR, UĞRUNA SAVAŞMAYI BİL
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
İnanıyorum ki gerçek aşk vardır ve en başından beri orada bir yerdedir.
İnanıyorum ki insanlara yeniden şans verilmeli, yine şans verilmelidir.
İnanıyorum ki en güzeli, insanlara hep eşit muamele etmektir. Çünkü içlerini asla bilemeyiz.
İnanıyorum ki iyi şeyler hep, yaptıkları işe gönlünü verenlerin başına gelir.
İnanıyorum ki susuşlar en yalın, en yalansız konuşmalardır.
İnanıyorum ki temiz bir kâlp en doğru yol göstericidir.
İnanıyorum ki biz Allah'a yardım edersek, O bizi asla insanların yardımına muhtaç etmez.
İnanıyorum ki dinlemeyi bilen yetişkinlere, çocuklar çok şey öğretir.
İnanıyorum ki şakalar, fıkralar, karikatürler insanların makul olmalarına çok yardımcı olur.
İnanıyorum ki sevmek ve sevilmek, birbirinden bağımsız ve tamamen farklı iki şeydir.
İnanıyorum ki verdiğimiz söz, artık boynumuzun borcudur. Ve en öncelikli borcudur.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Başlamak için muhteşem
olmanız gerekmiyor
ama muhteşem olmanız için
başlamanız gerekiyor
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Kırmızı güller
Kan rengi , kıpkırmızı güllere bayılırdı...
Zaten onlarla adaştı...
Adı : Gül ’dü...
Kocasının sevgili Gül ’ü...
Her yıl evlilik yıldönümünü kapının önünde bulduğu enfes fiyonklarla süslü kucak dolusu kırmızı güllerle kutlardı...Hiç aksatmadan.
Hatta , eşini kaybettiği yıl dahi kapısı çalınmış gülleri kucağına bırakılmıştı,
Küçük bir kartla birlikte ;
“ Seni geçen sene bugünden daha çok seviyorum...”
Birden bunların son gülleri olduğunu düşündü. Önceden ısmarlanmış olmalıydı. Öleceğini nereden bilebilirdi?...
Zaten her şeyi daha önceden planlamayı ve yapmayı çok severdi.
Gülleri özenle içeri taşıdı. Saplarını kesti , vazoya yerleştirdi.
Vazoyu da konsolun üzerine , eşinin fotoğrafının yanına koydu.
Orada kocasının koltuğuna oturup ,
Saatlerce gülleri ve fotoğrafı seyretti. Sessizce...
Bitmek bilmeyen bir yıl geçti. Yapayalnız ve hüzün dolu bir yıl...
Sonra bir sabah kapı çalındı tıpkı eski günlerdeki gibi...
Kıpkırmızı gülleri , üzerinde küçük kartıyla birlikte eşikteydi.
Evlilik yıldönümünü kutluyordu.
Gülleri içeri aldı. Şaşkınlık içinde doğru telefona koştu.
Çiçekçi dükkanını aradı. Onu bu kadar üzmeye kimin hakkı vardı?...
“ Biliyorum ” dedi , çiçekçi... “ Eşinizi geçen yıl kaybettiniz...
Telefon edeceğinizi de biliyordum...
Bugün size gönderdiğim gülleri çok önceden ısmarlamış ,
Parasını da ödemişti. Hep böyle yapardı zaten...
Hiç şansa bırakmazdı. Dosyamda talimat var.
Bu çiçekleri size her yıl göndereceğim.
Bir de özel kart vardı , kendi el yazısıyla.
Bilmeniz gerek diye düşünüyorum...
Ölümünden sonra çiçeklere iliştirmemi istediği kart...”
Gül hıçkırıklar içinde teşekkür ederek telefonu kapattı...
Parmakları titreyerek zarfı açtı...
“ Güller , senin kapıyı açmadığın güne dek gelmeye devam edecek.
O gün çiçekçi beş ayrı zamanda gelip kapıyı çalacak ,
Eve dönüp dönmediğini kontrol edecek.
Beşinciden sonra emin olarak gülleri ona verdiğim yeni adrese getirip ,
Seninle yeniden ve ebediyen kavuştuğumuz yere bırakacak...”
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Dalga ile kiyinin askini bilir misin?Oncesinden baslayip, sonsuza giden dalga, hep aska kavusma ozlemiyle atilir kiyiya. Dalga seven, kiyi sevilendir. Dokunur parmaklarinin ucuyla sevdigine dalga ve doner hep geriye, bilir kavusamayacagini ama hep kosar kiyiya.Her bir dokunusunda askina verir bedenini hesapsizca.. Iste, ben de seni boyle severim yar...
Yar, bilir misin dag basinda açan ucurum ciceklerini? Bilirler görünmeyeceklerini... Sevilmeyeceklerini... Koklanmayacaklarini... Oksanmayacaklarini... Ama inatla açarlar askla, sevgiyle, ozlemle. Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasini. Iste, ben de seni böyle beklerim yar...
Yar, ipek bocegini bilir misin? Onun kozasinin içinde ordugu o iplige olan askini. Bilir o, ordugu ipligin kendisinin olumu olacagini Ama askina feda eder kendini. Oyle verir kendini yarenine korkusuzca. Iste, ben de kendimi böyle veririm sana yar...
Yar, agaç ile meyvesinin askini bilirmisin? Meyvesini vermelidir agaç yeniden dogmak için. Oyle zorludur ki ayrilmalari, verir meyvesini agac. Meyve tohum olur, tohum kok olur ve yeniden dogar agaç kendi meyvesinden. Iste ben de boyle yar; Yok olmayi goze aldim, tekrar sende dogmak icin.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
|
Aşk; en yalın biçimde anlatılan tek kavramdır o, adı kendisidir zaten. Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmanıza gerek yoktur, "Aşık oldum" dediğiniz an akan sular durur, küçücük çocuk bile sizi rahatlıkla anlayabilir, çünkü aşkın dili tektir. Aşk cesaret ister, kocaman bir yürek ister. Nedir bu aşk denilen şey, elle tutulmaz gözle görülmez bir Aşk hayata karşı işlenilen en doğru suç ortaklığıdır, Aşk hayatın Aşk hayatın bize hazırladığı en güzel sürprizdir, bu yüzden de kalpleri ne zaman ele geçireceği hiç belli değildir. Daha ne Aşkın zamanını biz ayarlayabilseydik eğer ve kime neden aşık olduğumuzu anlayabilseydik,aşkın sırrını da çözerdik herhalde. Ama o zaman da aşkın insanı alıp götüren büyüsü tamamen kaybolurdu. Aşk hayata karşı işlenen en güzel ve en doğru suç ortakIığıdır, aşk hayatın bütün tekdüzeliğine, bütün sıradanIığına en soylu başkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz. Ve elbette yasanılan aşkı suçlamak ,yargılamak, karalamak, inkar etmek de aşka yakışık kalmaz. Bu önce haksızlık, kendinize saygısızlık olur. İnsan sonuna kadar savunmalı aşkını, karşılık görmesede, acı çekeceğini hissetsede, yarın terkedileceğini bilsede, ailesini karşısına alacağını bilsede taviz vermemeli aşkından, "Seni Seviyorum" diyebilmeli göğsünü gere gere. Aşk iste o zaman aşktır. Ve bunun dogrusu yanlışı yoktur, zaten aşkın kendisi doğrudur, kime karşı duyuluyorsa bu aşk, doğru insanda işteodur. Aşkın zamanı yoktur, hep hazırlıksız yakalar insanı. Evli olmanız, sevgilinizin olması, bir ayrılığın taze yaralarını kurutmaya calışmanız,bağlılıktan korkmanız, ailenizden çekinmeniz, hatta sevilenin hapse girmesi bile onun hiç mi hiç umrunda değildir. İşte aşk bütün bunlara tek başınıza karşı gelebilme yurekliliğidir, belkide yeni hayata geçebilme yolu... Aşkın ne zaman gelebileceği belli olmadığı gibi, ne zaman gideceği de hiç belli değildir. Fazla vakti yoktur onun, uzun süre beklemeye ve bekletilmeye tahammülü de yoktur. Bir başka göze bakmaya, bir başka tene dokunmaya başlaması o kadar da zor değildir...Aşktan değil, onun kaçmasından korkun ve doğruluğuna yanlışlığına bakmadan sonuna kadar savun aşkını. Biliyor musunuz , hayat zaten kocaman bir yalan, bu kadar sahteligin içinde gerçek ve doğru olan tek guzellik AŞK.!!. Lütfen ona haksızlık etmeyin .. Aşkına sana aşık olana sahip çık ve onu kaybetme |
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!